Eşref Ziya & Senai Demirci - Cenazeme Gelir Misin?

Albüm: “Ölüm Aşkının Adı Olsun”
Eşref Ziya & Senai Demirci – Cenazeme Gelir Misin? Şiir Sözleri;

 

Cenazeme gelir misin,cenazeme gelir misin
Biliyorum,hiç beklemiyordun bu daveti.Ansızın geliverdi değil mi Ansızın vurdu şakağına;saçaktan düşen buzdan kılıçlar gibi.Ansızın
Şaşırdın.Huzurunun göbeğine irice bir taş düştü.Neşesi kaçtı vaktin beklediğin az sonralar havada asılı kaldı.Hüznün baygın kelebekleri kıpırdadı,sızılandı.Korkunun sütunları devrildi göğsüne.Başını yasladığın uzun saatler kayıverdi elinden,uzanıp uyuduğun bitmez günler tükeniverdi,vaadi yok sana zamanın,dakikaların yüzü yerde,saniyeler mahçup.Oyalandığın ağaç gölgeleri çekildi üzerinden.Avunduğun haz perdeleri parelendi.Uykunu bölmemek için parmak uçlarına basa basa odana giren hüzünler,şimdi boynuna asıldı.Kalbini kanatmadan usulca gidiveren uzak acılar şimdi yakana dolandı
Daha dün konuşmuştuk ama diyorsun,ama nasıl olurlar çekip çekiştiriyor iki yakanı
Hiç beklenmedik bir ölüm,Vakitsiz,Erken
Üzgünüm işine ara vereceksin bugün
Kocaman bir pürüz olup çıkıverdim karşına.Hızını kestim hayatının Üzerine saldım kaygılarını.Köşe bucak kaçtığın korkulara sobelettim seni.Ölümle arana koyduğun duvarları istemeden yıkıverdim.Sakarlık işte“Ölüm bize de yaklaşırmış,bize de yakışırmış” dedin.Galiba Ölmesi kanıksanmış, ölünesi yaştayız artık,dedin.Şimdi Rahmetli sıfatını ismimin üzerine yumuşak bir şal gibi atıvereceksin
Şimdi İki yakasında da eksiğim İstanbul’un
Vapurların hiçbiri beklemiyor beni
Ben öldüm diye şeritleri eksilmiyor yolların
Şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen.Hep başkaları
Hayret Hayret
Ben,ben öldüm bu defa,bu defa ben öldüm
Oysa Gitsen de bir gitmesen de bir cenaze olurdu cami avlularından birinde
Belki bir kalabalık çıkagelirdi önüne
bir sokağın başında,yol kenarında,
gözünü sakındığın mezarlığın kapısında
Nasılsa ölen biri çıkar bu şehirde her gün diye kanıksadığın
eksilenin kim olduğuna aldırış etmediğin
gitti diye üzülmediğin birinin cenazesi işte
Aynı manzara,aynı tabut,aynı üzgün yüzler,aynı güneş gözlükleri
ağladığımı yoksa ağlayamadığımı anlaşılmasın diye saklanan gözler
Hayatın ortasında duran ölümü inkâr etmek için,göz göze gelmemeler
Seni bilmem ama ben bu cenazeye mutlaka gitmeliyim
Dediği gibi şairin,bir musallalık saltanatım bu benim
Bu cenaze benim,benim bu cenaze
ve bu kez başroldeyim
Toprağa konulacak adam rolü benim
Ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım
Hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa
Üzerine toprak atılan adamı
Yüzü unutulmaya bırakılan adamı
Hüzünlerin münasebetsiz müsebbibi olacak adamı
Ayakkabısı kendisini beklerken bağları çözülecek adamı
Elbiseleri evden çıkarılacak adamı
Evet,evet o adamı ben oynayacağım
Bu kez başroldeyim

 

Ölüm ki ah kar tanesi
Ölüm ki ah yalnızlık
Ölüm ki ah çıkmaz sokak
Ölüm ki ah son durak

 

Yatağı soğuk kalacak adam
Akşam eve dönmeyecek adam
Kapıyı çalması beklenmeyecek adam
Sofrada yeri olmayacak adam
Adı telefon rehberinden silinecek adam
Şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adam
Evet,evet o adam o adam benim,benim işte o adam
Sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa da
hatıraların eşiğinden yüz geri edilecek adam benim
Resmine bakıp bakıp da ağlanacak,yoksa ağlanmayacak mı o adam benim
Adı neydi,Hani diye yokluğu kanıksanacak adam
Soluk bir resme asılmış
eskimiş bir tebessümün ardında aşklarını saklayan,susturan adam
Evet,o adam benim,benim o adam
Fanideyim,başroldeyim
Seni mutlaka beklerim
En öndeki olmalısın ayakta duranların
En dik duranı
Bak cenaze ilanımı da yazdım
Canını çok seven
her günün sabahında burada sonsuzca yaşayacağına yeniden kanan
Her lezzetin tükenişinde ölümün yanına uğradığını unutan
Her hazzın zirvesinde yakasındaki ölümlü etiketini isteyerek düşüren
Her yaz sıcağında içi dünyaya iyiden iyiye ısınan
Kalbinin her atışında ölümlerden döndüğünün farkında olmayan
Damarlarının bir köşesinde ansızın geliverecek pıhtılardan yapılmış veda haberleri saklayan
Ayrılıkların çatlaklarından giren hüzünleri ölümün nefesi gibi yudumlayan
Sevenlerinin gözlerinin ışığına sığınarak ısınan
Unutulmayı,yok sayılmayı en ürkütücü uçurum bilen
Güzelliğini aynaların kırıklarında arayan
Toprağa girmeye üşenen
Uzun süredir aramızda yaşayan dostumuz,arkadaşımız,sırdaşımız,kardeşimiz
babamız,evladımız,şimdilik unutmayacağımızı umduğumuz
Bir süre unutmaktan utanacağımız,sonra unutacağımız
ve en sonunda unuttuğumuzu da unutacağımız
Senai demirci doğduğu gün yakalandığı fanilik hastalığından
uzun süredir sancısını çektiği
her nefis ölümü tadıcıdır yarasından kurtulamayıp aramızdan ayrılmaya …

 

Eşref Ziya

Sitemizde sanatçıya ait toplam 14 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz